Search

Untitled

🌿Bu cümleyi okuduğumuzda ses yankılanırken "kadın" ses tonuyla yankılanıyorsa; ilk nokta bu cümleyi bir babadan duyma ihtimalimiz bir anneden duyma ihtimalimize göre neden daha düşük olasılık?

Kadınların "öfke"lerini dışa vurumunda bir şekilde süregelen baskı bazen de kadınları "dolaylı" anlatımlara itmek zorunda bırakabiliyor. Açıkca duygu ve düşünceleri paylaşmanın ne yazık ki cinsiyete göre farklı ağırlıklar getirdiği zamanlardan geçtik, geçiyoruz. . 📚”Çocukların seninle daha çok zaman geçirmeye ihtiyacı var" cümlesine gelirsek; Harriet Lerner bazen bireylerin söylemek istedikleri şeyleri daha zayıf konumda olan kişiler (ailede çocuk) üzerinden "dolaylı" olarak anlatarak, kendi öfkelerine dokunmadıklarına dair harika bir tespitte bulunmuş. Yani aslında asıl derinlerde gömülü olan "benim sana ihtiyacım var, benim ev yükünü, çocukların bakımını paylaşmaya ihtiyacım var".

🌿Kitapta en beğendiğim noktalar "öfke"nin ne kadar kişisel sınırlarla ilgili olduğunu göstermesi ve bireyleri iletişimde "bireysel sorumluluklarına" davet etmesi.

🌿Yıllarca öfke duyduğun o kişiye olan öfken, "aslında kendinle ilgili yüzleşmekten korktuğun neye hizmet ediyor", "öfkenin sana verdiği mesaj ne", "öfkene kulak versen ikili ilişkinde, o kişiyle olan döngünde SENin 'neyi' değiştirmen gerektiğine işaret?"

🌿Öfke en temel duygularımızdan bir tanesi bu sebeple istediğimiz öfkeyi inkar etmek değil "öfkemizde" bize gelen mesaja kulak verip, bu öfkeyi kendi ihtiyaçlarımızı anlayabilmek için dönüştürebilmek.


Kitabı okumamış olanlara tavsiyemdir. 📚Kitap bilgilerini aşağıya bırakıyorum.

✍️Yazar: Harriet Lerner 📚Adı: Öfkenin Dansı (The Dance of Anger)


#sensightcounselling #thedanceofanger #anger #harrietlerner #emotions #mentalhealth #counselling #london #somaticexperiencing #playtherapy


0 views